Thursday, August 11, 2011

bestest song ever.


"This youthful heart can love you and give you what you need,
But I'm too old to go chasing you around,
Wasting my precious energy."


hayatımda su yukarıdaki kadar cool bi kadın olsam, allahımdan daha ne isterim ben?
ama o zamana kadar, bu sarkı her caldıgında benimle dansetmek istersen, ona hayır demem.

Wednesday, August 10, 2011

(sou)rire

bir kadının sahip olabilecegi en kıymetli şeyi gülüşüdür.
bazı kadın hiç gülmez, bazı kadın cok güler, bazı kadın sadece güzel güler.
ama hangi klasmana girerse girsin,
ta içinden gülen kadının karşısında hiçbir şey eskisi kadar dik duramaz, erir gider.




*via sartorialist

ha?


Ne kadarını görebildiysen, ne kadarını işitebildiysen,ne kadarını düşünüp, ne kadarını toparlayıp geriye bırakacaklarım işte bunlar diyebildiysen, ne kadarını bir ümit kaynağı olarak görebildiysen, ne kadarına kavuştum, işte bunlar beni ben yapan,beni başkalarından ayıran diyebildiysen, ne kadarına dilin yettiyse, ne kadar nimete kavuştuysan, ne kadarını kurtarıp gurur duyabildiysen, ne kadarına el uzatabildiysen, ne kadar hoş sada çıkarabildiysen, ne kadarından gururla vazgeçebildiysen, ne kadar çığlık saklayabildiysen, ne kadar adalet hak edebildiysen,
hepsinden vazgeçip,unutulmayı göze alıp o toprağın altına kusursuz bir kurban gibi gidebilecek misin?
O dile getirilemeyen gerçeğin bir adım gerisinde, o sıradan allahaısmarladığı kabullenen kusursuz bir insan olabilecek misin?
A.G.



Monday, August 8, 2011

benim yerimde olsan, sen ne yapardın?


Quand je doute,
Quand je tombe,
Et quand la route
Est trop longue,
Quand parfois
Je ne suis pas,
Ce que tu attends de moi
Que veux-tu
Qu'on y fasse?
Qu'aurais-tu fait
A ma place?


Thursday, August 4, 2011

I letter, you letter, love letters.


"All letters of love are
Ridiculous.
They wouldn’t be love letters if they were not
Ridiculous.

In my days I too wrote letters of love,
Like others,
Ridiculous.

Love letters, if there’s love,
Have to be
Ridiculous. "




Alvaro de Campos
21 October 1935

Tuesday, August 2, 2011

"I'm in here"


hayatta bazen aslinda, herşey tek, belirli bir anin öncesi ve sonrasi.
önemli olan, hayat olan, o tek an.

boğaz kenarinda taşa oturup ayaklarini denize sallandirmak,
sant'antonio'da dua edip mum yakmak,
saatleri ayarlama enstitüsü'nü alirken yaninda kürk mantolu madonna'yi bulmak,
sade poğaçanın tam istedigin gibisini en aç sabahında yakalamak.

hayat bazen sadece bunlardan,
yasadigim diger hersey, beni bu anlarin birinden digerine tasiyan zamanlardan ibaret.